Cuma, Ocak 14

Urfalı Nasıl Kahvaltı Eder?

Bundan çok çok önceleri yani neredeyse yüz yıl önce dedelerimizin nenelerimizin zamanında kahvaltı sofrasında pek çok da bir şey yokmuş!


Kışsa mercimek çorbası, marhuta, kelle ve de tirit; yazsa soğuk çorba yani lebeni, pendir ekmek, akşamdan kalmış, çölmek, doğrama belki de sukabağı; yoğurt ekmek, kaymak-bal ekmek! Bu arada daha o zamanlar çay alışkanlığı yok pendir ekmeğin yanında şekerli su var!

Eğer ki, yaz kış fark etmez, eve ekmekçi kadınlar gelmişler de evde ekmek yapılıyorsa tabii ki evin erkekleri evden çıkmadan sıcak bazlamalara sadeyağ sürüp ya öyle yavan ya da sadeyağlı bazlamanın üstüne toz şeker serpip öyle yerlermiş!

Ancak Urfa'da 1900'lerin başlarında çay içme alışkanlığı yavaş yavaş evlerde boy göstermeye başlayınca eski kahvaltı alışkanlığı yerini bu kez pendir-ekmek-çay üçlüsüne bırakmaya başlamış.

Hatta o zamanlarda yine yavaş yavaş dırnaklı ekmek evlere özellikle de sabah kahvaltılarına girmeye başlamış. Çünkü o zamana kadar çarşı ekmeği almak hem pahalı hem de ayıpmış. 'Niye avratlar evde ekmek yapmıyorlar?' soruları sorulurmuş. Tahmin ettiğiniz gibi dırnaklı ekmekle birlikte küncülü ekmek de gelmiş oturmuş kahvaltı sofrasına. Paran varsa ya da evde küncü varsa dırnaklı ekmeğe ne güzel de yakışır küncü?

Bu arada yeşil zeytin (Urfalılar siyah zeytini bilmez ve de yemezlerdi) her halde öteden beri yani çok çok eskilerden beri vardı kahvaltı sofralarında çünkü hem ucuz hem de bol!

Lolaz'a gelince; sabah kahvaltısında lolaz dürmük yapılırdı ama çoğunlukla Urfalılar o zamanlar evlerinde kahvaltı edip de dışarıya çıktıklarından lolaz-ekmek daha çok okul önlerinin kahvaltı alışkanlığıydı.


Evet şimdi geldi sıra ciğer kebabına ve de isoda değil mi?

Şimdi kimseler inanmaz ama bundan otuz kırk yıl önce kimse Urfa'da sabah kahvaltısında ciğer yemezdi, çünkü bilmezlerdi. Ciğer Antep yiyeceğidir ve adı cartlak kebabıdır.

İsodun sofralarda bu kadar çok tüketilmesi de neredeyse ciğerle birliktedir çünkü tezze isot o zamanlar mevsimlikti kışın tezze isot mu olurdu ki?


Şimdilerde ise Urfalı ister memleketinde olsun ister gurbette sabah kahvaltılarında neredeyse evde ne bulursa onu sofraya koyuyor. Başta frenk, isot dün geceden kalma çömlek, haşlanmış yımırta, yufkadan olma yuha ekmek, yoğurt, teze soğan, nane, maydanoz, hıyar, bir iki çeşit pendir, siyah ve yeşil zeytun, Urfalı gurbetteyse simit, Urfa'da ise kahke!

Yine şimdilerde Urfalı neredeyse her sabah ya ciğer yiyor ya da dırnaklı ekmek, pendir bir de kilolarca acı isot!

5 yorum:

  1. Kolları sıvayıp kâhkeyi evde yapmak gerek galiba =) Kahvaltıda gördüğüm hep tırnaklı ekmek balcan ve isot söğürmesi yendiği idi. Yanında da kaçak çay =)

    YanıtlaSil
  2. Muhteşem görünüyor. İnsanın gözünü gönlünü açıyor, iştahını kabartıyor. Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. tam benlik bir kahvaltı.çok iştah açıcı görünüyor.ellerine sağlık....

    YanıtlaSil
  4. Bu güzelim sofranin etrafinda kimbilir ne güzel sohbetler edilmistir

    YanıtlaSil
  5. bencede cok güzel görünüyor

    YanıtlaSil